Lütfen bloğumuzda okuduğunuz yayınlara hemen altlarındaki kutucuklardan puan veriniz :) bu bizim kendimizi geliştirmemiz için önemli.

28 Şubat 2013 Perşembe

Namaz Bilinci Seminerleri

İnsanımızı manevi değerleri ile yeniden buluşmasında Namaz Bilincinin belirleyici olarak rol oynayacağına kesin olarak inanan Ensar Vakfı ve Namaz Gönüllüleri Platformu 2006 yılından beri aralıksız sürdürdüğü Namazla Diriliş Seferberliğine, 2013 yılında yeni bir boyut kazandırarak çalışmalarına özellikle gençlerimiz üzerinde yoğunlaştırmak istemektedir.

Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençliğin çok yönlü tehlikeler ve kötü alışkanlıklar ile kuşatıldığı bir dönemde manevi ve ahlaki açıdan beslenmesinin kaçınılmaz bir görev olduğuna inanan Ensar Vakfı ve Namaz Gönüllüleri Platformu, toplumun tüm kesimlerini her türlü yozlaşma ve kirlilikten uzaklaştıracak olan manevi değerlere ve özellikle namaz ibadetine her zamankinden daha fazla önem verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu gaye ile 04 Mart – 29 Nisan 2013 tarihleri arasında “Namaz Bilinci Seminerleri” başlatılmıştır. Gençlerimizin teşvik edilmesi amacıyla seminerlere istikrarlı devam edip seminer sonunda yapılacak sınavda dereceye giren katılımcılara çeşitli ödüller verilecektir.

Üniversitede okuyan öğrencilerimize yönelik çalışmanın hayırlara vesile olacağına inanıyor ve özellikle üniversite gençliğimizi bu eğitim çalışmasına katılmaya davet ediyoruz.

Ayrtintili bilgi ve basvurular www.ensar.org


25 Şubat 2013 Pazartesi

Twitter'dayız :)

Twitter adresimiz yayında :) https://twitter.com/iugenc sizde takip edebilirsiniz...

Kuşun 3 öğüdü

Bir zavallı kuş tuzağa düşmüş, hile ile yakalanmıştı. Kuş kendisini yakalayan avcıya,
''Ey efendi, sen hayatında birçok defa koyun ve sığır yemişsin, pek çok kere de develer kurban etmişsindir. Sen onların etleriyle bile doymamışken benimle hiç doymazsın.Beni serbest bırakırsan sana üç öğüt veririm. Öğütlerime göre kararını verirsin.Bu üç öğütten birincisini senin elinde iken vereceğim. İkincisini şu çatının üzerinde, üçüncüsünü de şu ağacın üzerine konduğumda söyleyeceğim.Sen bu üç öğüdü işitmekten inan bana çok mutlu olacaksın.''Avcı merakından kuşun teklifini kabul etti. '
Kuş, elindeyken verceğim öğüt şudur: ''Olmayacak sözü kim söylerse söylesin inanma.'' Sonra avcı onu bıraktı. O da uçup evin çatısına kondu. Orada da ikinci öğüdünü söyledi.Elinden kaçmış bir fırsat için üzülme. Âh vah edip hasret çekme.''
Kuş ikinci öğüdünü verdikten sonra uçup ağacın dalına kondu ve üçüncü öğüdünü söylemeden önce,''Karnımda 10 dirhem ağırlığında çok kıymetli bir inci vardı. O inci, seni de çoluk çocuğunu da zengin ederdi. Ne yazık ki kısmetin değilmiş'' dedi.
Avcı, kuşun bu söylediklerini duyunca hamile kadının doğururken bağırması gibi feryat edip bağırmaya başladı. Kuş,
''Ben sana sakın elinden kaçan bir şeye üzülme demedim mi? Mademki elinden inci gitti, ne diye dövünüp duruyorsun? Sana verdiğim öğütleri anlamadın mı? Ben sana olmayacak bir şeyi kim söylerse söylesin inanma demiştim. Benim bütün ağırlığım üç dirhem gelmez. Karnımda nasıl 10 dirhemlik inci olabilir?''
Bu sözler üzerine adam biraz kendine gelir gibi oldu.
''Peki şimdi üçüncü öğüdünü söyle bakalım'' dedi. Kuş,''Sana verdiğim iki öğüdü sanki tuttun da, benden üçüncü öğüdü istiyorsun. Uykuya dalmış bir kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum ekmekten farksızdır. Aptallık ve cahillik yırtığı yama tutmaz diyerek'' uçup gitti.